
Van Haberleri - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Bu süreçte çok mesafe almışız. Artık sonuca yaklaştık. Bu sonbaharla beraber tekrar mağaraların boşaltıldığını, silahların teslim edildiğini ve sürecin daha hızlı bir biçimde ilerlediğini hep beraber göreceğiz." dedi.
Edremit ilçesinde şehit Fırat Kızılkaya'nın ailesini ziyaret eden Yayman, daha sonra Uygulama Oteli'nde kanaat önderleri ve sivil toplum örgütlerinin (STK) temsilcileriyle bir araya geldi.
Yayman, yaptığı konuşmada, Van'ın kabuğuna sığmadığını ve büyük hizmetlerle buluştuğunu söyledi.
Kentte birçok yatırımın hayata geçirildiğini, son 25 yılda büyük bir değişimin ve dönüşümün yaşandığını ifade eden Yayman, Van'ın daha çok yatırım alması için çaba göstereceklerini vurguladı.
Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında kente geldiğini anlatan Yayman, şöyle konuştu:
"Her zaman siyasetimizin merkezinde insan vardır. Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye söylediği gibi, 'Ey oğul, artık sen bey oldun. Küsmek, kızmak bize, hoşgörünün tamamı sana.' Dolayısıyla biz, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' diyen büyük bir geleneğin, büyük bir medeniyetin mensuplarıyız ve AK Parti'nin 25 yılda yaptıkları büyük bir devrimdir. AK Parti, paradigmayı değiştirmiştir. AK Parti, milletle beraber siyaset yapmak suretiyle hizmet siyasetini, eser siyasetini kadim bir siyaset haline getirdi. Siyasetimizin merkezinde fikir, medeniyetimizin, devlet anlayışımızın merkezinde ise insan vardır."
AK Parti hükümetleri döneminde ekonomi, eğitim, ulaşım ve turizm gibi birçok alanda büyük gelişmelerin yaşandığına işaret eden Yayman, büyük eserlerin ancak büyük liderler tarafından yapılabileceğini vurguladı.
Terörsüz Türkiye sürecine değinen Yayman, şunları kaydetti:
"Biz, eğer Neşet Ertaş'ın türküsünü söylerken de Şivan Perver'in şarkısını söylerken de aynı coşkuyu, aynı heyecanı, aynı duyguyu yaşıyorsak işte buna "duygudaşlık, kaderdaşlık" diyoruz ve dolayısıyla biz biriz, beraberiz. Türkülerimiz bir, şarkılarımız bir, sofralarımız bir, kıblemiz bir, kitabımız bir, Kur'an'ımız bir, Allah'ımız bir ve bu kadar birlik içinde ayrılığa düşmek, bu millete asla uymaz. Dolayısıyla Terörsüz Türkiye meselesi, bir devlet politikasıdır. Terörsüz Türkiye meselesi, bir millet politikasıdır. Geçmişin acılarını en çok siz yaşadınız. Geçmişteki faili meçhul cinayetleri siz yaşadınız. Geçmişteki yol kontrollerinde insanlık dışı muameleyi siz yaşadınız. Yayla yasaklarını siz yaşadınız. Çocuğunuza Dicle, Fırat ve Baran ismini koymanın yasak olduğu zamanları yaşadınız. Seçim kampanyasını yaparken Kürtçe konuşamadınız. Bugün artık Türkiye, bu konuda çağ atlamıştır."
"Artık sonuca yaklaştık"
Terörsüz Türkiye sürecinin başarılı şekilde sürdürüldüğünü dile getiren Yayman, artık silahların teslim edilmesi gerektiğini söyledi.
"Düz ovada siyaset yapılması gerekmektedir ve demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması gerekmektedir." diyen Yayman, şunları ifade etti:
"İşte görüyorsunuz, yaklaşık iki yıl oldu. Sayın Devlet Bahçeli'nin çağrısı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliğiyle süreç bir yol kazasına uğramadan ilerliyor. Silahlar patladı mı? Patlamadı, çok şükür Allah'a. İşte iki yıldır bir yol kazası olmadan süreç bu noktaya geldi. Önce komisyonun kurulmasına karşı çıktılar. Komisyon kuruldu. Türkiye, bölündü mü? Sorun çıktı mı? Çıkmadı. Sonra İmralı Adası'na gidilmesine karşı çıktılar. İmralı Adası'na gidildi. Türkiye, bölündü mü? Türkiye, parçalandı mı? Bizim kardeşliğimizden bir azalma oldu mu? Olmadı. Sonra rapor yazıldı. Rapora karşı çıktılar. Rapor yazıldı. Bu rapor, Türkiye'nin demokratikleşmesini hedefleyen çok önemli maddeler içeriyordu. Yine karşı çıktılar. Peki ne oldu? Türkiye, bölündü mü? Bölünmedi. Sonra bu 'Yasanın oylarıyla Türkiye bölünecek.' dediler ama çok şükür Allah'a, 467 kabul oyuyla bu yasa, Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildi. Bu sürecin sigortası 467 kabul oyuydu. Bu süreçte çok mesafe almışız. Artık sonuca yaklaştık. Bu sonbaharla beraber tekrar mağaraların boşaltıldığını, silahların teslim edildiğini ve sürecin daha hızlı bir biçimde ilerlediğini hep beraber göreceğiz."
Yayman, "Teyit ve tespit mekanizması var. Teyit ve tespit mekanizmasıyla silahlar teslim edilmiş mi, edilmemiş mi? Bu, kontrol edilecek ve buradaki adımlar çok daha seri bir biçimde atılacak. Artık silahın, şiddetin kullanım süresi dolmuştur. Artık silahlar sözde değil özde bırakılmalıdır. Silahlar, sadece evden değil gönüllerden de zihinlerden de bırakılmalıdır." diye konuştu.
"Adlarımız farklı olsa da soyadımız Türkiye’dir"
Yayman, daha sonra "AK Gençlik Van GölFest" kapsamında sahne alan Hatay Medeniyetler Korosu'nun konserini izledi.
Konserin ardından konuşma yapan Yayman, birlik ve beraberlik mesajı vererek, "Adlarımız farklı olsa da soyadımız Türkiye'dir. Hatay Medeniyetler Korosu'na çok teşekkür ediyorum. Sanatın, kültürün iyileştirici bir tarafı var. Türkiye'nin de kültürün, sanatın iyileştirici gücüne ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.
Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı da "Sanat, çok güzel bir şey. İyiliği ve güzelliği artıran bir faaliyet. Koromuz da güzel ezgilerini seslendirdi. Çok teşekkür ediyoruz." dedi.
Yayman'a AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk ve AK Parti İl Başkanı Abdulahat Arvas eşlik etti.



